Febril Nötropeni

Nötropeni, vücudu enfeksiyona karşı koruyan bir beyaz kan hücresi türü olan nötrofillerin sayısının anormal derecede az olmasıdır. Vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında yer alan bir lökosit tipi olan nötrofiller bakteriyel enfeksiyona ilk karşılık veren akyuvarlardır. Sağlıklı yetişkinlerde nötrofil sayısı 3000-7000 hücre/mm3 arasındadır. Nötrofiller bağışıklık sisteminin hücreleri olduğu için, nötropenili hastalar çeşitli enfeksiyonlara duyarlıdır ve nötrofil sayısı azaldıkça enfeksiyon riski artar.

Febril nötropeni hastada hem ateş hem de nötropeni olduğu bir durumdur. Hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Febril nötropeni iki özellik içerir:

  • Ateş: >38°C tek bir oral ateş ya da bir saat ya da daha uzun süren >38°C ateş
  • Nötropeni: nötrofil sayısının <500 hücre/mm3’e düşmesi

Ateş, nötropenili hastalarda enfeksiyonun ilk ve tek belirtisi olabilir.

Kanserli hastalarda febril nötropeni


Kemoterapi, radyoterapi (özellikle kemoterapi ile eşzamanlı) ve immünoterapi dahil farklı kanser tedavileri, kemik iliğindeki hücreleri etkileyerek nötropeniye neden olabilir. Nötrofiller dahil birçok kan hücresinin yarıömürleri kısadır ve bu nedenle, kemik iliği hücrelerinin eksilen kan hücrelerinin yerine hücre oluşturmak için hızla bölünmeleri gerekir. Tümör hücreleri de genellikle hızla bölünür ve dolayısıyla bu bölünme sürecini durdurmayı amaçlayan kanser tedavileri kemik iliği hücrelerini de hedef alabilir. Bunun sonucunda, kemik iliğinde kan hücresi üretimi baskılanabilir ve dolaşımdaki hücre sayısı azalır.

Kanser de, kan hücrelerinin yapıldığı kemik iliğini etkileyerek nötropeniye neden olabilir.

Kanserli ve nötropenili hastalarda, aksi kanıtlanana dek ateşin enfeksiyon nedenli olduğu kabul edilir. Kanserli hastalarda enfeksiyon, önemli bir ölüm nedenidir.

Kanserli ve nötropenili hastaların %48’inde enfeksiyon gelişir. Febril nötropenili hastaların toplam %5’i enfeksiyon gelişmesine bağlı komplikasyonlardan yaşamını yitirir.

Febril nötropeninin gelişmesi kanser tedavisine ara verilmesi ya da tedavide kullanılan ajanların azaltılmış dozlarda uygulanması anlamına gelebilir. Ayrıca, yüksek enfeksiyon ve ölüm riski nedeniyle nötropeninin engellenmesi önemlidir. Bununla ilgili stratejiler şöyle sıralanabilir:

  • Granülosit koloni uyarıcı faktör ve granülosit makrofaj gibi uyarıcı faktörlerin kullanılması (nötropeni oluşma riski ≥40 olan hastalar için önerilmektedir)
  • Enfeksiyon etkenlerine maruz kalmanın kontrol edilmesi
  • Profilaktik antibiyotik kullanımı
  • Nötrofil transfüzyonu

Febril nötropeni tedavisi


Febril nötropeni epizodlarının tedavisinde genellikle geniş spektrumlu bir antibiyotik ile ampirik tedavi uygulanır. Başlangıç tedavisinde hastaların göz önüne alınması gereken özellikleri aşağıdakileri içerir:

  • İlaç alerjisi
  • Böbrek ya da karaciğer bozukluğu gibi organ işlev bozuklukları
  • Bağışıklık yetersizliği
  • Hasta öyküsünde kemoterapi ile ilişkili enfeksiyon komplikasyonlarının bulunması
  • Hastanın risk düzeyi (yüksek ya da düşük)

Başlangıç tedavisine karar verilirken ilk yapılması gereken hastanın yüksek riskli mi yoksa düşük riskli mi olduğunun belirlenmesidir. Ayaktan tedavi edilebilecek düşük riskli hastalara ağızdan antibiyotik uygulanırken, bazı düşük riskli hastalara damar yoluyla tedavi uygulanabilir. Yüksek riskli hastaların hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekir.

Tüm olgularda hastalar antibiyotik tedavisine başlanmasının ardından 3-5 gün sonra tekrar değerlendirilir. Durumunda bir değişiklik yoksa, aynı antibiyotiklere devam edilebilir ya da tedavi değiştirilebilir. Gerekirse tedaviye mantar ilaçları da eklenebilir.

Antibiyotik tedavisine mutlak nötrofil sayısı ≥500 hücre/μl’ye yükselene ve ateş ortadan kalkana kadar devam edilmelidir. Dirençli nötropenili yüksek riskli hastalara antibiyotik uygulanmaya devam edilmelidir.

Yazı harfAAA