Finans
Finans Divizyonu olarak bizler, hem Türkiye'de, hem de diğer Pfizer şirketleri arasında
en üstün kaliteli finansal hizmetleri vermek için çalışmaktan, defterlerimizi, kayıtlarımızı
etik kurallar çerçevesinde ve mevzuata harfiyen uyarak tutmaktan gurur duyarız.
Rakamları yorumlayarak, arkasındaki stratejiyi ve faaliyeti konuşturarak şirketin
tümünün bir parçası olmayı tercih ederiz. Detayları bildiğimiz gibi, büyük resmi
de görerek, sorumlu olduğumuz hesaplara, ödediğimiz faturalara, yaptığımız tahsilata
anlam kazandırırız. Yaptığımız işi sorgulamayı, risk almayı ve hatalarımızdan ders
çıkararak öğrenmeyi ve gelişmeyi, fikirlerin açıkça söylenerek değerlendirilmesini
AÇIK KAPI politikamız ile pekiştiririz.
Tahsilat ve Müşteri Kredileri, Ödemeler, Hazine, Üretim Maliyetleri, Finansal Süreç
Geliştirme, Muhasebe ve Raporlama, Bütçeleme bölümleridir. Bu bölümlerde çalışanlarımızın
hem birbirlerini ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması, hem de genel fonksiyonları
ve işleri öğrenmeleri için eğitimler düzenlenmektedir. Ayrıca çalışanlarımız, gelişimlerini
sağlamak için şirket çapında düzenlenen eğitim programlarına katılmaları için teşvik
edilirler.
İsmet İnce
Yönetim, Finans ve Finansal Fiyatlandırma Müdürü
Pfizer’e 2006'da yeni mezun olarak girdim. Bu süreçte rahatlıkla söyleyebilirim
ki hiç bir gün öncekinin tekrarı olmadı... Sadece iki kere departman değiştirmekle
kalmadım, defalarca kez departman içi sorumluluklarım değişti. Hepsinde yeni projeler
üretme ve kendimi başka açılardan geliştirme fırsatı buldum.
Geçirdiğim bu kısa dönemde etrafımdaki arkadaşların farklı divizyonlarda, hatta
farklı ülkelerde yeni roller üstlendiğini görme şansım oldu.
Pfizer’e girdiğinizde, başladığınız departmanda değil şirketin yurtiçi ve yurtdışı
pek çok farklı departmanındaki rollere aday olabiliyorsunuz ve buna teşvik ediliyorsunuz.
Neden Pfizer’de çalışmayı sevdiğimi sorsanız söyleyeceğim ilk üç şey dinamik çalışma
ortamı, iş dışında da vakit geçirebildiğim mükemmel arkadaşlık ortamı, ve takım
çalışmasının rekabetin önüne geçmesi diyebilirim.
Finans Divizyonu’nda geçirdiğim bu süre zarfında, şirketin son derece büyük bir
yatırım kararı vermesini sağlayan proje takımından, bütçe takımına; sistemsel masraf
takibini arttırmayı hedefleyen bir takımdan, ofis iletişim takımına kadar pek çok
takımın içinde bulundum. Çeşitli dönemlerde yönetim kuruluna sunumlar yaparak fikirlerimi
anlatma fırsatlarım oldu.
İşe geç kalmayı ortadan kaldıran “esnek çalışma saatleri”, işte rahat giyim uygulaması
yanında Cuma günleri serbest giyim, öğle arasını Ortaköy meydanında veya Boğaz manzaralı
terasta geçirmek Pfizer’i sevmemi sağlayan bir kaç ufak neden daha...
Siz de statik yerine dinamik, kolay yerine zoru sevenlerdenseniz ve kendinizi lokal
değil de global bir çalışan olarak geliştirmek istiyorsanız doğru bir adım atmak
üzeresiniz.
Figen Soyhan
Satınalma Müdürü
Pfizer’de çalışmaya başlayalı çok sene oldu. Üniversite eğitimim bittikten sonra,
okurken yaşadığım heyecanı ve isteği devam ettirebileceğim neresi olabilir çalışacak
diye düşünüyordum.
İstanbul’un en güzel manzaralarından birine alışmıştı gözlerim. Manzaradaki sohbetlerimiz
olmadan ve boğazın maviliğini görmeden nasıl mutlu olacaktım?
Artık sınav stresleri, geceler boyu çalışmalar son bulmuştu.
Sonra Pfizer’de çalışmaya başladım.
Eğitimim ve öğrenme heyecanım hiç bitmedi.
Geleceği görebilme yeteneğimi geliştirecek yöneticilerle tanıştım.
Birlikte çalışabilmeyi, bilgiyi paylaşabilmeyi ve günün sonunda yorgun ama keyifli
gülebilmeyi çok sevdim. Aynı dostluklar, boğazın aynı maviliği ve aynı heyecanlar
burada da vardı. Herkesi sanki yıllardır tanıyordum. Ertesi günkü bir sunuma hazırlanırken,
finallere hazırlanan son sınıf öğrencisinden daha az değildi heyecanım. Bunu nasıl
çözebiliriz diye düşündüğümüz konular artık sadece kitap sayfalarında değil, gerçekti
ve günün sonunda birisi iyi ki varsın diyordu. Yıllar geçti, pek çok şey değişti;
ben büyüdüm, Pfizer büyüdü ama hepimizin içinde yaramaz bir çocuk hala büyümeden
yaşamaya devam ediyor.
Oğuz Akandil
Finans Direktörü
Pfizer’de işe başladığım ilk zamanlar adeta üniversitedeki öğrencilik yıllarımın
devamı gibiydi, hepimiz adeta yeni sınıflarımızda, yeni arkadaşlarımızla eğitimimize
devam ediyor gibiydik. Bir yandan çok yoğun çalışıp, bilgi ve tecrübemizi inanılmaz
şekilde arttırıyor, bir yandan da çok güzel ve keyifli bir arkadaşlık ve dostluk
ortamının keyfini çıkartabiliyorduk....Bugün işe yeni başlayan arkadaşlarıma baktığımda,
aradan geçen yıllara rağmen bu durumun hiç değişmediğini, Pfizer’in hepimiz için
bir “okul” olmaya devam ettiğini görüyorum. Hem yoğun bir şekilde eğiten / öğreten,
hem de çok değerli arkadaşlıklar ve dostluklar yaratan bir okul Pfizer...
Bu okulun en güzel taraflarından bir tanesi de, siz her sınıfı başarıyla geçtiğinizde,
sizin önünüze geçilmesi gereken yeni bir sınıf çıkması... Sonra geriye dönüp baktığınızda
ise, o geçtiğiniz sınıfların, kariyerinizin adımları olduğunu görürsünüz... Ancak
sizin için bu kariyer adımlarının her biri aslında yeni bir sınıf ve yeni bir ders
yılıdır, o adımları o şekilde hissetmiş ve yaşamışsınızdır... Ve bir defa işte bu
Pfizer ve Pfizer kültürü ile tanıştığınızda, o duyguyu artık hiçbirzaman içinizden
atamazsınız, siz artık bir “Pfizerli”sinizdir ve bu sıfatı gururla ömür boyu taşırsınız.